Her Şey Yolunda
emir | Eylül 19, 2007Sitemizin çektiği yoğun trafik nedeniyle, geçici bir süre için Her Şey Yolunda adlı filmimizi indirime kapatmak durumundayız. İlginiz için teşekkür ederiz.
Sitemizin çektiği yoğun trafik nedeniyle, geçici bir süre için Her Şey Yolunda adlı filmimizi indirime kapatmak durumundayız. İlginiz için teşekkür ederiz.
![]() |
Filmin Adı: 4+1 | |
| Filmin Süresi: 09:26 | ||
| Yönetmen: Emrah Özdemir | ||
| Yardımcı Yönetmen: Oktay Aydin | ||
| Senaryo: Emrah Özdemir | ||
|
Oyuncular: Emir Bozkurt |
||
| Ses ve Işık: Çaglar Yıldız | ||
| Müzik: Murat Yılmaz | ||
| Kurgu: Emrah Özdemir | ||
| Yapimci: Emrah Özdemir | ||
|
Yapim Yili: 2006 |
||
| Filmin Özeti:
Dört arkadas bir evde gece sohbeti yapmaktadırlar. Herkes sırayla gizli kişiliğinin ne yapmak istediğini anlatmaktadir. Herkes anlattıkça, arkadaşlar birbirlerinin daha önce görmedikleri yüzleriyle karşılaşırlar. Bu sırada elektrikler gider. Beklemedikleri bir durum onları beklemektedir. |
|
Sitemizin çektiği yoğun trafik nedeniyle, geçici bir süre için 4+1 adlı filmimizi indirime kapatmak durumundayız. İlginiz için teşekkür ederiz.
Evet bu ismi çok duydum, Emrah Özdemir. Şimdi bu ismin sahibi yazıyor size, çünkü anlatacak kendisini, kendi kelimeleriyle….Yazıma başlarken hemen bir soru geldi aklıma, hayatta en çok duyduğu isim kendi ismidir insanın? Ama bunu sonra konuşuruz. Şimdi kelimelerimi kendimi anlatmakta kullanmalıyım. Mizi, kameranın arkasından artık başla diyor bana sessizce ve bende başlıyorum.
Üniversiteye gelene kadar sinemayla bir seyirci olarak ilgilendim. Üniversite yıllarında ise önce öyküler yazmaya başladım. Öyküleri senaryolar takip etti. Sonra bir anda kendimi kısa filme meraklı birisi olarak buldum. Festival izlemenin keyfini yine üniversitede keşfettim.
İlk filmimi ise mezun olduktan sonra çektim. 2006 yılı yapımı yazıp yönettiğim “4+1″ den bahsediyorum. “4+1″de imkansızlıklara rağmen ortaya çıkan filmi umut verici olarak buldum. Çoğu bu filmde görev almış arkadaşlarımla aynı yıl “Fil Mizi Kısa Film Grubunu” kurduk.
İkinci filmim “Bay Önemsiz’in Mühim İşleri” ise sinemayı baştan sona yaşadığım bir film oldu. Bir prodüksiyon nasıl yapılır, içinde neler vardır, ve tabi neler yoktur hepsini yaşayarak öğrendim. İyi bir oyuncunun filme neler kattığını tecrübe edişim ise çok keyifliydi. Fatih Al ile çalışmak onur vericiydi. Sonunda ortaya çıkan film tatmin ediciydi, ve tabi benim için sinema yolunda şu ana kadar attığım en ciddi adım oldu.
Kısa filmle ilgilenmek isteyen herkesle tanışmak ve görüşmek isteriz. İmkansızlıkları beraber çalışarak çok daha kolay aşabiliyoruz. Bunu yaşayıp gördük. Sizde gelin, film ekibinin bir parçası olmanın hazzını yaşayın. Çünkü çok ayrı bir his bu.
1985 yılının daha ilk aylarında doğmuşum… Öyle diyorlar… Ha bide kimliğimde öyle yazıyor… İnanmamak için bi sebep göremedim… Bide acaip şişko bir bebekmişim, fil gibi….Belli bi zamana kadar da “sen doğduğunda çok şişmandın, fil gibiydin…” gibi cümlelerin etkisinden midir nedir, “evet sanırım ben bir filim, evet, evet filim ben… BEEEN BİİİR FİLİİİİİİM!!!” diye uçurumlarda kollarımı açıp haykırırcasına bağırmasamda, içten içten bir fil olduğuma inanmaya başlamıştım… Ta ki, Mizi’yle tanıştığım güne kadar…
Mizi’yle tanıştığım gün gerçek bir filin nasıl olması gerektiği gerçeği yüzüme bir osmanlı tokadı gibi inmişti ki, bu osmalı tokadının sahibinin bir fil olduğunu düşünürseniz etkisini sanırım çok daha iyianlarsınız…Sarsılmıştım ve kendime gelmiştim… Ben bir fil değildim, fil olmak isteyen, fil olmak için çabalayan bir adaydım sadece. Tıpkı ekipteki diğer arkadaşlarım gibi…
Peki kimdi bu Mizi? Mizi, film yaratma sanatına gönül vermiş, ve bizim gibi gençlere fırsat vermekten çekinmek bir yanda dursun bunu yapmaktan mutluluk duyan ve yapmış ve yapacak olduğu tüm başarıları çevresindeki gençlerle paylaşacak olandı . Bizim mıknatısımızdı.
Peki kimdim ben? Mizi’nin çevresindekilerden biriyim… Gönlünde oyunculuk yatan… Senaryolar yazan(Sin-tv öğrencilerinin yapamadığı ödevlerde yok değil aralarında), film denemeleri çekmiş olan,tiyatrolarda roller üstelenen, film setlerinde çalışıp işin mutfağınıda ucundan ucundan öğrenmeye çalışan, şiir geceleri düzenleyip, yeri geldiğinde izleyenleri hüzünlendirip ağlatan ve “nasıldım?” diye soruncada onları ağlattığım için yine aynı duygusallar tarafından bi temiz sopa yiyen biriyim… Şikayetçi miyim? Asla… Bir daha olsun bir daha şiirimi okur, rolümü oynar, senaryomu yazar ve gerekirse yine dayağımı yer oturur, mutlu olurum… Yapmaya çalıştıklarımızı, sizler gerçekten beğenirseniz…Alkışta kabulüm, dayakta… ![]()
Eğer siz de Mizi’nin çevresindekilerden olmak isteyenlerden biriyseniz, Mizi’nin ekibine, bize katılın. Yapmak ve anlatmak isteyceğiniz şeyler varsa Mizi sizden haber bekliyor… Bilginize… ![]()
Son Yorumlar