Kızılırmak Sinemasında Gözyaşı, Alkış, ve Lokma…
serkan | Haziran 8, 2008Cumartesi… Sabah saat 9:30…
Kızılırmak Sineması… Hani sinemadan içeriye girdiğinizde bir koku fark edersiniz. Hele ki o sinema bir de eskiyse bu daha da güzel bir kokudur. Artık emekliye ayrılma vakti gelmiş film makinelerinin gürültüsü ve ahşap kapılardan duvarlara kadar her yere sinmiş film kokusu…
İşte kapıdan girer girmez bu koku sardı beni. Emrah benden birkaç dakika önce bu kokuyla sarmalanmış halde beni bekliyordu. Selamlaşırken “Günaydın” sözcüğünün dışında, o an ki heyecanımızı dile getirecek çok şey söyledik hareketlerimizle. Çok çalışmıştık, gerçekten çok yorulmuştuk ve nasıl olursa olsun bir şey üretmiştik. O gün ise bunu ilk kez insanlarla paylaşmanın ve tadını çıkarmanın zamanıydı. İşte o sabah Emrah’la birbirimize gülümsememizin altında bu yatıyordu. Can Köksal’a ne kadar teşekkür etsek azdır. Çünkü az önce bahsettiğim, tadını çıkarmamıza imkan sağlama konusunda en büyük pay ona aittir. Yardımlarınızı asla unutmayacağız. Emrah, Barış ve ben hemen bize ayrılan salonda hazırlıklara başladık. Fakat sizde tahmin edersiniz ki aksilik olmazsa olmaz. İlk salonumuzda ses konusunda teknik bir sorun yaşadık. Ve bu noktada yine Can abimiz devreye girerek bize sorun yaşamayacağımız daha büyük bir salon açtı. Eminim ki o an hiçbirimiz ilk salonda sorun çıktığına üzülmedik. Burada hazırlıklarımız tamamladıktan sonra heyecanımızı dizginlemeye çalışarak konuklarımızı beklemeye başladık. Ve elektrikler kesildi:) Neyse ki jeneratörün devreye girmesiyle bunu da atlattık. Oyuncu ve ekip üyelerinin yakınlarıyla oldukça güzel bir katılım oldu. Hatta konuklardan bazıları benim için sürpriz oldu. İlk okul öğretmenim ve ilk aşkım gibi…
Herkes salondaki yerini aldıktan sonra, film başlamadan önce ben ve Emrah sahneye çıkarak birer konuşma yaptık. Emrah 4. filmimizin yapım aşamasında bahsederken, ben filmimin benim için ne gibi bir manevi değere sahip olduğunu anlattım. 3 ay önce kardeşim olarak gördüğüm birini kaybetmiştim ve “Papatya Mezarda da Biter”‘i İrem Ünal’a ithaf etmiştim. Tüm gala süresince bizimle birlikte olduğuna adım gibi eminim…
Filmin gösteriminin ardından kokteyl’e geçtik ve bu sırada filmle ilgili ilk yorumları alma fırsatımız oldu. Film sonrası aldığımız alkışlardan memnun kalındığını hissetmiştik fakat daha sonra dinlediğimiz güzel yorumlarla, aldığımız keyif kat kat arttı. Hemen hemen herkes filmden etkilenerek duygulanmış ve ağlamıştı. Bu, filmde istediğimiz duyguyu verdiğimizi düşündürerek bizi çok mutlu etti.
Fakat tüm bunların ötesinde, galayı samimi kılan bir şey vardı. Gösterim sonrası kokteylde ikram edilen “anne kurabiyeleri ve anneanne lokması”:)) Galamıza samimiyet kattıkları için ikisine de çok ama çok teşekkür ediyorum.
Son olarak buradan fil mizi’ye yani ekibime seslenmek istiyorum;
O gün benimle birlikte orada olan, yada işi dolayısıyla gelemeyen tüm ekip arkadaşlarım… Her şey için, yardımlarınızla “Her Şey Yolunda” gittiği için çok teşekkürler. İyi ki varsınız… Nice galalara…









keskin bir hatıra ile yerleşti gala aklımda.... Serkan bütün akışı
emrah | Haziran 8, 2008keskin bir hatıra ile yerleşti gala aklımda…. Serkan bütün akışı yazmış… iyi de olmuş… belki görmek istedğimiz kişilerin hepsi yoktu ama yinede parlaklığından birşey kaybetmedi o özel anlar… fotoğrafları yayınladığımızda o anın parlaklığı hakkında daha net bir fikriniz olacaktır, eminim…
galamıza gelemeyenler için söylüyorum 12 dakikalık bu kurmaca pek çok kişiyi peşinden sürükleyecek…
destek olan, katılan, katılmak isteyen herkese teşekkür ederiz…
Bu yazıyı okuyunca galaya gelemediğim için iyice üzüldüm. Emeği geçen herkesi
Tuğçe | Haziran 9, 2008Bu yazıyı okuyunca galaya gelemediğim için iyice üzüldüm.
Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.
Arkadaşlar sizinle çok guru duyuyorum. Yapılan işin sonucunun iyi olmasından
serap | Haziran 20, 2008Arkadaşlar sizinle çok guru duyuyorum. Yapılan işin sonucunun iyi olmasından da çok bu kadar heyecanınızın doludizgin gitmesi bana ilham veriyor. Yola devam..