Gala: Papatya Mezarda da Biter
emrah | Haziran 9, 20087 Haziran 2008 Cumartesi günü “Papatya Mezarda da Biter” adlı kısa filmimiz için yapılan galanın fotoğraflarını sizlerle paylaşıyoruz.
7 Haziran 2008 Cumartesi günü “Papatya Mezarda da Biter” adlı kısa filmimiz için yapılan galanın fotoğraflarını sizlerle paylaşıyoruz.
Cumartesi… Sabah saat 9:30…
Kızılırmak Sineması… Hani sinemadan içeriye girdiğinizde bir koku fark edersiniz. Hele ki o sinema bir de eskiyse bu daha da güzel bir kokudur. Artık emekliye ayrılma vakti gelmiş film makinelerinin gürültüsü ve ahşap kapılardan duvarlara kadar her yere sinmiş film kokusu…
İşte kapıdan girer girmez bu koku sardı beni. Emrah benden birkaç dakika önce bu kokuyla sarmalanmış halde beni bekliyordu. Selamlaşırken “Günaydın” sözcüğünün dışında, o an ki heyecanımızı dile getirecek çok şey söyledik hareketlerimizle. Çok çalışmıştık, gerçekten çok yorulmuştuk ve nasıl olursa olsun bir şey üretmiştik. O gün ise bunu ilk kez insanlarla paylaşmanın ve tadını çıkarmanın zamanıydı. İşte o sabah Emrah’la birbirimize gülümsememizin altında bu yatıyordu. Can Köksal’a ne kadar teşekkür etsek azdır. Çünkü az önce bahsettiğim, tadını çıkarmamıza imkan sağlama konusunda en büyük pay ona aittir. Yardımlarınızı asla unutmayacağız. Emrah, Barış ve ben hemen bize ayrılan salonda hazırlıklara başladık. Fakat sizde tahmin edersiniz ki aksilik olmazsa olmaz. İlk salonumuzda ses konusunda teknik bir sorun yaşadık. Ve bu noktada yine Can abimiz devreye girerek bize sorun yaşamayacağımız daha büyük bir salon açtı. Eminim ki o an hiçbirimiz ilk salonda sorun çıktığına üzülmedik. Burada hazırlıklarımız tamamladıktan sonra heyecanımızı dizginlemeye çalışarak konuklarımızı beklemeye başladık. Ve elektrikler kesildi:) Neyse ki jeneratörün devreye girmesiyle bunu da atlattık. Oyuncu ve ekip üyelerinin yakınlarıyla oldukça güzel bir katılım oldu. Hatta konuklardan bazıları benim için sürpriz oldu. İlk okul öğretmenim ve ilk aşkım gibi…
Herkes salondaki yerini aldıktan sonra, film başlamadan önce ben ve Emrah sahneye çıkarak birer konuşma yaptık. Emrah 4. filmimizin yapım aşamasında bahsederken, ben filmimin benim için ne gibi bir manevi değere sahip olduğunu anlattım. 3 ay önce kardeşim olarak gördüğüm birini kaybetmiştim ve “Papatya Mezarda da Biter”‘i İrem Ünal’a ithaf etmiştim. Tüm gala süresince bizimle birlikte olduğuna adım gibi eminim…
Filmin gösteriminin ardından kokteyl’e geçtik ve bu sırada filmle ilgili ilk yorumları alma fırsatımız oldu. Film sonrası aldığımız alkışlardan memnun kalındığını hissetmiştik fakat daha sonra dinlediğimiz güzel yorumlarla, aldığımız keyif kat kat arttı. Hemen hemen herkes filmden etkilenerek duygulanmış ve ağlamıştı. Bu, filmde istediğimiz duyguyu verdiğimizi düşündürerek bizi çok mutlu etti.
Fakat tüm bunların ötesinde, galayı samimi kılan bir şey vardı. Gösterim sonrası kokteylde ikram edilen “anne kurabiyeleri ve anneanne lokması”:)) Galamıza samimiyet kattıkları için ikisine de çok ama çok teşekkür ediyorum.
Son olarak buradan fil mizi’ye yani ekibime seslenmek istiyorum;
O gün benimle birlikte orada olan, yada işi dolayısıyla gelemeyen tüm ekip arkadaşlarım… Her şey için, yardımlarınızla “Her Şey Yolunda” gittiği için çok teşekkürler. İyi ki varsınız… Nice galalara…
“Papatya Mezarda da Biter” filmimizin galasını 7 Haziran cumartesi günü sabah saat 11:30 da Kızılırmak Sinemasında yapacağız. Davetlisiniz..
Haftasonu gerçekleştirdiğimiz çekimler sonucu 4. filmimizi “Papatya Mezarda Da Biter”‘i tamamladık. İsterseniz öncelikle size başımızdan geçenleri anlatayım; Filmin senaryosunu yazdıktan sonra uzunca bir süre çekim için mekan aradım. Ankarada birçok emlakçıyla görüştüm fakat bize; içinde bir ailenin yaşadığını hissettirecek bir ev gerektiğinden emlakçılar oldukça zorlandılar. Tabii bir yandan da filmdeki karakterlerimizi canlandıracak oyuncuları araştırıyorduk. bir önceki filmimiz “bay önemsizin mühim işleri”‘nden de hatırlayacağınız “bay önemsiz”‘imiz yani Fatih Al abimiz yine tüm içtenliği ve sıcaklığıyla bizi kırmayarak baba karakterine hayat vermeyi kabul etti. Film süresince, erkek çocuk yani “Can” karakteri dış sesle anlatım yapacağından, bu işe yatkın biri olması gerekiyordu. Bu nedenle TRT radyosuna giderek burada seslendirme yapan çocuklarla tanıştım. Burada, “Can”‘ımız olması için Ekin Keçeci’yle anlaştık. Ve gerçekten de bütün ekibin canı oldu.
Yine TRT radyosunda seslendirme yapan ve Ekinin bir üst dönemi olan Deniz Çalık ise, filmde kendisiyle aynı ismi taşıyan “Deniz” karakterini canlandırarak ekin’in ablası rolünü üstlendi. Bu gelişmeler olurken bizim halaa bir evimiz yoktu. Fakat bunu öğrenen mimar İclal ablamız (ekin’in annesi) kendi işiymişçesine gerçekten çok içten bir şekilde konuyla ilgilenerek bizi çok yakın arkadaşı Ümmühan hanım ile tanıştırdı. Ümmühan ablamıza nasıl teşekkür edebiliceğimi gerçekten bilmiyorum. Bize okadar büyük bir iyilik yaptı ki çok ama çok teşekkürler… Tüm bu hazırlıklarla boğuşurken TRT den gelen bir haber bizi daha da heyecanlandırdı. Çekim tarihi 15-16 mart’a çekilmişti. Fakat bu heyecan bir süre sonra paniğe dönüştü. Çünkü henüz annemiz ve ördeğimizle anlaşmamıştık. Çekimlerin başlamasına 4 gün kala ekip arkadaşlarımızdan Remzi Hatay’a giderek bir çiftlikten ördek aldı. Fakat işler düşündüğümüz gibi olmadı ve ne yazıkki filmde ördeği kullanamadık. Çünkü ördek eğitilemeyen hayvanlardan biri ve ona istediğimiz hareketleri yaptıramıyorduk. Tabii aslında en önemli faktör bize evini açmayı kabul eden Ümmühan ablamızın evini ördeğin pisletmesine izin veremiycek olmamızdı. Bunun üzerine bir veteriner kliniğine giderek orada “hardal” adında eğitimli bir golden redriver’la anlaşarak “Hüsnü” karakterimizi de bulmuş olduk. Ancak çekimlere 3 gün kalmasına rağman halaa annemizle anlaşamamıştık. “Bizim Evin Halleri” dizisinde rol alan Hülya ablamız aracılığıyla devlet tiyatrosu oyuncularından Meltem Baytok ile tanıştık ve 2 kere mutlu olduk. çünkü artık anne karakterimiz de vardı ve çok tatlı bi ablamız da
Ve çekim günü geldi çattı. 15 mart sabahı ev çekimlerimizi tamamladık. 16 martta ise dış çekimimizi yapıcaktık ki postacı konusunda bir aksilik yaşadık. Bu sorunu da ekip arkadaşımız Çağlar’ın postacı rolünü üstlenmesiyle çözdük. Ve pazar gününün sonunda da ekip olarak mutlu bir yorgunluğun kollarına bıraktık kendimizi… 2 gün süresince hangi konuda olursa olsun emeği geçen ve yardımı dokunan herkese çok ama çok teşekkür ediyoruz. O kadar iyiydiniz ki yüzümüzde halaa bir gülümseme var…
“Papatya Mezarda Da Biter” filmimizin çekimlerinde kullanmak üzere, bugün akşam çok sıcak bir aileyle anlaştık. Evimiz 100.yıl / Çiğdem semtinde. Kendilerine şimdiden çok teşekkür ediyorum.
Arkadaşlar az önce gelen bir haberle “Papatya Mezarda Da Biter” filmimizin çekim tarihi 15-16 mart olarak TRT tarafından bildirildi. Çekimler önceden de tahmin ettiğimiz ve planladığımız gibi 2 gün, yani bir haftasonu sürecek. Filmle ilgili diğer bilgileri daha sonra aktaracağım. Önce bi uyanalım, kendimize gelelim..hadi…
Son Yorumlar